Hükümet nerede?
25/08/2011
Mete Tümerkan
Hükümet gerçekten nerede?
Günlük kısır çekişmeler içinde kaybolup gitti UBP hükümeti.
Halkın siyasete olan güven ve inancının kalan son kırıntılarını da yok ederek.
Halkın umutlarını tüketerek…
Bu arada, halkın aşağılanmasına zemin yaratarak!
Aslında hükümetin tek bir meşguliyeti var.
Oturdukları makamlarda oturma süresini uzatabildikleri kadar uzatmak.
Bu arada bildik parti içi dengeleri koruma ve hesaplaşmalar gündemlerinin çoğunu işgal ediyor.
Partilileri istihdam etmek için arayışlar öncelikler arasında hala.
Derviş Eroğlu sonrasında UBP’de taşlar bir türlü yerine oturmadı.
Kısa zamanda da oturacak gibi değil.
Bu nedenle de ülkenin gerçek sorunlarıyla UBP hükümeti ilgilenemiyor.
Yakıcı sorunlara çözüm üretmekten çok uzak.
Ülke ekonomisinin yönetimi Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Yardım Heyeti’ne teslim edildi.
2010 yılında yüzde 3’lük bir büyüme gerçekleştiğini, Yardım Heyeti tarafından hazırlanan rapordan öğreniyoruz.
İstihdamlar konusundaki rahatsızlığı da…
Hükümetin elindeki istatistiki veriler 2009’un ilk yarısı ile kısıtlıyken, Yardım Heyeti raporu bizi istatistiki veri açısından da bilgilendiriyor.
Yani hükümet veri olarak Yardım Heyeti’nin gerisinde.
Yapılan ve yapılacak olan yatırımlar konusunda habersiz.
Zaten ekonomik konulara ilişkin bir vizyon ve projesi de yok hükümetin.
Olmadığı için bir gaylesi de yok!
Vizyon ve proje olmayınca da fazla söze gerek kalmıyor.
Hükümet üyelerinden duyduğumuz bir tek ‘cari bütçenin denkleştirilmesi’ hedefi var.
Bu da aslında yardımı yapan Türkiye Cumhuriyeti’nin zorlaması sonucu konulan bir hedef…
Ama hükümet bu hedefe de yürekten inanmış değil.
Bunun için de istikrarlı bir politik duruşları yok.
Bütçe denkleştirilecek diye sosyal dengeler alt üst ediliyor.
Bir sabah tüm itirazlara rağmen hükümet fon uygulaması başlatabiliyor, sanayiciye “arkandayım yatırım yap” diyebiliyor, sonra birden bire fonları indiriyor.
Fonların indirilmesi doğru bir karar. Sanayici desteklenecekse bu yıl turizmde adrese teslim yapılan teşvik uygulamasının bir benzeri burada da yapılabilir. Böylece ülke pahalılaştırılmadan sanayi geliştirilebilir.
Hükümetin durumu “deve” misali…
Yapılan istihdamlara baktığımız zaman hükümet kendi koyduğu AB normlarında kamu reformu hedefinden de çok farklı bir noktada… Eylemle söylemler örtüşmekten çok uzak!
Halkın seçtiği meclisten çıkan hükümet aciz durumda…
Vizyon ve proje olmayınca icraat da yapamıyor.
Ortaya çıkan boşluğu Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği dolduruyor.
Sonuç itibarıyla yardımı veren merkez orası…
Ve yardımı veren, yardımı sağlayan vergi mükelleflerine hesap vermek için ne yaptığını raporluyor.
Meydanı boş bırakırsanız bir şekilde doldurulur.
Eğer siz yapamıyorsanız kimse size kendi parasını çarçur ettirmez.
Yıllarca edilmiş olması bunun böyle devam edeceği anlamına da gelmez.
Dolayısıyla gelinen aşamada sorunların çözüm yeri, şikayetlerin yapılacağı, yardım istenecek merci Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği ve Yardım Heyeti oldu.
Belki de bu nedenden ötürü bazı fikir önderleri de isteklerini Büyükelçi’ye iletmeye başladılar.
Örneğin, Başaran Düzgün Pazartesi günkü yazısında Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilebilme uğruna KTHY’nin batışına neden olduğunu yazdı ve Büyükelçi Akça’yı KTHY mağdurlarının sorunlarına el atıp çözmeye çağırdı.
Hükümetten umudunu kesenlerin sayısı arttıkça bu çağrılar da artacak…
Hükümet hükümet olamadığı, Meclis çalışmadığı ve halk da vekil seçerken iş yapabilecek, birikimi olanlar yerine başka kriterleri esas aldığı sürece bunun başka yolu olmayacak.
Biliyorum, bu durumdan inciniyoruz ama incinmemek için de bir şey yapmıyoruz…
Şikayet ederek, topu taça atarak bir yere varmak mümkün değil.
İş yaparak, ortaya vizyon ve proje koyup, kararlı duruşlar sergileyerek bir yerlere varılabilir.
- Guterres mandasını iade etmeli
- Mete Tümerkan yazdı: Haber Kıbrıs 13 yaşında
- Mete Tümerkan: Siyaset adrese teslim işler yapmaktan vazgeçmeli
- Anastasiades’in Maraş rahatsızlığı
- Haber Kıbrıs büyümeye devam edecek
- Bir de böyle deneyelim
- Rahat uyu babam
- Diplomasi’nin yeniden kurgulanması ve Antalya forumu
- Guterres’e Rum engeli
- Eşitlik müzakere konusu değil
- TÜM YAZILARI için tıklayınız

















































































































































