İki taraf da "Federal çözüm"e açık
Kıbrıs konusunda gelinen aşamayla ilgili kamuoyu araştırması yapıldı
05/07/2011
Ada çapında yapılan Kıbrıs 2015 projesinin yeni kamuoyu araştırması iki taraf arasında konulara bakışta çatışan farklılıklar olduğunu, ancak müzakerelerde tartışılan Güvenlik, Toprak ve Vatandaşlık konularında yakınlaşma fırsatları bulunduğunu göstermekte; ilerde olası bir referendumun sonucu ise ortada görünmekte.
Kıbrıs 2015 inisiyatifi tarafından Kıbrıs’ın her iki toplumunda yapılan son kamuoyu araştırması, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların federal bir çözüme açık olduklarını, ancak müzakerelerde tartışılan Güvenlik, Toprak ve Vatandaşlık gibi konuların çözümlerinde bir biriyle çatışan bakış açılarına sahip olduklarını ortaya koymuştur. Bu farklılıklara rağmen, her iki toplumda da güven yaratıcı önlemlerin uygulanması konusunda çok güçlü bir destek vardır ve müzakerelerdeki bu üç kritik konuda kısıtlı da olsa ortak zemin bulunabilir.
Kamuoyu araştırmasına katılanların çoğu ilerde yapılabilecek bir referandumda nasıl oy vereceği konusunda peşin hükümden kaçınmakta ve kararsız kalmayı tercih etmektedir. Ancak şu anda süren uzatmalı müzakere sürecine hakim olan negative siyasi hava halk arasında hoşnutsuzluk yaratmakta. Bu hava kararsız Kıbrıslı Rum seçmenlerinin “HAYIR” a kaymasına sebep olurken Kıbrıslı Türk seçmeninde çoğalan bir kafa karışıklığı yaratmaktadır.
Genel olarak araştırmanın bulguları, ilerde liderlerin üzerinde anlaştığı bir kapsamlı çözüm planının halk tarafından reddedilme talihsizliğine uğramasını önlemek için, halkın müzakere süreci ile olan ilişkisinin – bir yerde, süreçten kopukluğunun, acilen yeniden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu ve diğer kamuoyu araştırmalarında ortaya çıkan özlü konular üzerinde bulunan kısıtlı sayıdaki yakınlaşmalar bize aslında müzakere içeriğinin belli şekillerde değiştirilmesiyle bunlar her iki toplumdan da destek görebilecektir. Mesela, bu araştırmada ortaya çıkan güven yaratıcı önlemlerin her iki tarafta da çok yüksek destek görmesidir.Bunların uygulanması da doğal olarak hem sürece hem de diğer topluma olan güveni artıracaktır. Halkın anlamadığı veya kabul etmediği görünen konulardaki müzakere parametreleri bir kamu bilgilendirme ve toplumsal diyalog çerçevesinde ele alınmalıdır. Tabi ki bu da, liderliler seviyesinde cesur ve acil adımların atılmasını gerektirmektedir.
Araştırma konularına daha detaylı bakınca
Güvenlik Konusu:
Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türkler, Türkiye’nin garantörlüğünün devamı konusunda taban tabana zıt pozisyondalar. Kıbrıslı Türkler bunun devamından yana, oysa Kıbrıslı Rumlar bunun sona ermesini istemekte. Bu önemli anlaşmazlığa rağmen, her iki toplum da gelecekte ortaya çıkabilecek uyugulama ile ilgili bir sorun için alınacak önlem ve sorumlulukların ne olduğunu açıkca tüm tarafların önceden belirlediği ve üzerinde anlaştığı bir dizi kuralların yapılmasını desteklemektedir. Bu bağlamda, iki toplum da Avrupa Birliği’nin (AB) bir anlaşmanın uygulamanın denetlenmesinde rol oynayabileceğini kabul etmekte. Uygulamayla ilgili teşvikler veya cezalar, tarafların AB kaynaklarından faydalanma ve AB karar sürecine katılımlarıyla ilgili konularda yapılabilir.
Son olarak, iki toplum eğer Kıbrıs probleminin güvenlikle ilgili kısmının tartışılacağı uluslararası bir konferansa kimlerin katılması gerektiği konusunda hemfikir. Buna gore, Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs Rum tarafı, Türkiye, Yunanistan, AB ve Birleşmiş Milletler (BM). Her iki toplum da BM Güvenli Konseyi beş daimi ülkesininin ayrı ayrı bu toplantıya katılmasını istememekte.
Toprak Konusu:
Yapılan araştıma sonucuna gore, Kıbrıslı Rumların askaride Kabul edecekleri toprak ayarlamasına gore, Maraş ve Güzelyurt Kıbrıs Rum yönetimi altına girmeli ve Karpaz iki toplumun ortak kullanımında federal bir bölge olmalı. Araştırma sonucuna göre Kıbrıslı Türkler ise her hangi bir toprak ayarlamasına şiddetle karşı çıkmakta. Maraşın bir çözüm çerçevesinde Kıbrıslı Rumlara geri verilmesi dahi Kıbrıslı Türklerin çoğunluğu tarafından reddedilmekte. Toprak konusunda her iki toplumun yakınlaştığı tek nokta, her iki toplumun da Kıbrıs’ta bazı bölgelerin fedral bölge olmasına sıcak bakmaları. Yani bu bölgeler, ne Kıbrıs Rum ne de Kıbrıs Türk Kurucu Devletlerine ait olacak; üzerinde isteyenin birincil ikamet kurabileceği federal Kıbrıs’ın bir parçası olacak.
Vatandaşlık Konusu:
Kıbrıslı Rumların çoğu, 1974 sonrası Türkiye’den gelip adaya yerleşenlerin ve çocuklarının – Kıbrıs’lı Türklerle evlenenler ve onların çocukları hariç - hepsinin bir çözümden sonra adadan ayrılmasını beklemekte. Kıbrıslı Buna karşın, Türkler’in inancı ise onyıllardır Kıbrıs’ta yaşayn insanların ve çocuklarının, çözümden sonra adada kalmalarına izin verilmesidir. Vatandaşlık konusunda iki toplumun da anlaştığı tek nokta ise Türkiye’den gelenlerin, ve de özellikle daha yakın yıllarda gelenlerin durumları bir anlaşmadan sonra oy verme hakkına sahip vatandaş olarak değil, oturma ve çalışma izinlerine sahip olmalarıyla Kıbrıs’ta kalmaları şeklinde çözülebilir.
Güven Yaratıcı Önlemler:
Her iki toplum da önerilen çeşitli güven yaratıcı önlemler konusunda hemfikir olmuştur. Örneğin, dini, tarihi ve kültürel eserlerin korunması her iki toplum için önem arzetmekte. İki toplum da, liderlerin günlük açıklamalarında diğer toplumla ilgili negatif sözlere son vermesini desteklemekte. Buna ek olarak, her iki toplum da bir taraftan diğer tarafa geçişlerde bürokratik formalitelerin azaltılmasını desteklemekte. Her ne kadar da, doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar, Maraş ve (Kıbrıs Türk) üniversiteleri konuları bir veya öteki tarafca reddedilmiş olsa da, tarafların Kabul ettiği önemli bir konu var. O da, Maraş’ın BM ve AB gözetiminde, Kıbrıslı Türk ve Rumların beraber yaşadığı ve beraber çalıştığı bir toplumlararası (iki-toplumlu) bölge olarak açılması.
Kamuoyu Araştırması Hakkında
Araştırma 1000 Kıbrıslı Rum ve 1000 Kıbrıslı Türk ile yüz yüze, kendi evlerinde ve kendi dillerinde mülakatla yapılmıştır. Kamuoyu araştırmasının soruları, iki toplumdan karar vericiler ve siyasi partilerle yoğun istişarelerden ışığında hazırlanmıştır. Alan çalışması, Kıbrıs Rum tarafında Symmetron Market Research ve Kıbrıs Türk tarafında Prologue Consulting tarafından 17 Mart – 14 Nisan 2011’de yapılmıştır. Bu kamuoyu araştırmasının tümü, grafikleriyle beraber bu basın bildirisine ek olarak gönderilen sunuşta bulunmakta. Ayrıca sunuş www.Cyprus2015.org sitesinden de indirilebilmektedir.
Kıbrıs 2015 Hakkında
Kıbrıs 2015 inisiyatifi, Cenevre merkezli Interpeace ortaklığı ile yürütülmekte, Kıbrıs’ta UNDP-ACT -
(İşbirliği ve Güven için Hareket) programı (www.undp-act.org) ve Avrupa Birliği Komisyonu Kıbrıs Temsilciliği tarafından desteklenmektedir. Kıbrıs 2015’in amacı, uzun süreli sürdürülebilir bir gelecek Kıbrıs için – barış süreci ve toplum arasındaki varolan uçurumun kapanmasına yönelik - yaratıcı ve yapıcı toplumsal tartışmaya katkı koymaktır.
































































































































































































